keep something in - Turkish English Dictionary

keep something in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Meanings of "keep something in" in Turkish English Dictionary : 1 result(s)

English Turkish
Idioms
keep something in v. (hislerini/duygularını) içinde tutmak

Meanings of "keep something in" with other terms in English Turkish Dictionary : 88 result(s)

English Turkish
General
keep something in perspective v. bir şeye bir bütün olarak bakmak
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde tutmak
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
keep something in one's mind v. aklından çıkarmamak
keep something in perspective v. bir şeyi bir bütünsellik içinde ele almak
keep (something) in order v. düzenli tutmak
keep something in the forefront v. gözönünde tutmak
keep something in check v. kontrol altında tutmak
keep something in mind v. akılda tutmak
Phrasals
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle aynı yere koymak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle beraber tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanında tutmak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi biriyle/bir şeyle yan yana koymak
keep someone or something in with someone or something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin yanına yerleştirmek
keep something in v. bir şeyi içine atmak
keep something in v. bir şeyi dışa vurmamak
keep something in v. bir şeyi belli etmemek
Idioms
keep something in the background v. geri planda tutmak
keep something in the background v. arka planda tutmak
keep one's hand in something v. içinde olmaya/faaliyette bulunmaya devam etmek
keep something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
keep something in the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
keep someone in ignorance about something v. (birini bir konuda) karanlıkta bırakmak
keep someone in ignorance about something v. (birinin bir şeyi) öğrenmesini engellemek
keep someone in ignorance about something v. birini bir konudan) habersiz bırakmak/tutmak
keep (something) straight (in one's mind/head) v. (bir şeyi) kafasında oturtabilmek
keep (something) straight (in one's mind/head) v. (bir şeyi) açıkça anlayabilmek
keep (something) straight (in one's mind/head) v. (bir şeyin) detaylarını aklında tutabilmek
keep something in sight v. bir şeyi kendine hatırlatmak
keep something in sight v. bir şeyi göz önünde bulundurmak
keep something in sight v. bir şeyin farkında olmak
keep something in sight v. bir şeyi hatırlamak
keep something in sight v. bir şeyi aklından çıkarmamak
keep something in proportion v. bir şeye yerinde/dozunda tepki vermek
keep (something) in proportion v. (bir şeyin) dozunu/ayarını kaçırmamak
keep (something) in proportion v. (bir şeyi) abartmamak
keep (something) in proportion v. (bir şeyi) ayarında tutmak
keep something in proportion v. bir şeyi olduğundan abartılı olarak düşünmemek/karşılamamak
keep something in proportion v. bir şeye mantıklı yaklaşmak
keep (something) in proportion v. (bir şeyi) dozunda tutmak
keep something in proportion v. bir şeye makul tepki vermek
keep in time (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) zamanına uymak
keep in time (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturmak
keep someone or something in order v. birini/bir şeyi sırada tutmak
keep in time (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) ritmini yakalamak
keep in time (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) ritmini yakalamak
keep in time (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) ritmini tutturmak
keep someone or something in order v. birini/bir şeyi düzenli tutmak
keep (something) in order v. (bir şeyi/yeri) düzgün tutmak
keep (someone or something) in order v. (birini/bir şeyi) doğru sırada tutmak
keep someone or something in order v. birini/bir şeyi hizada tutmak
keep someone or something in order v. birini/bir şeyi sıralı tutmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) göz önünde bulundurmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) aklında bulundurmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) dikkate almak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) aklında tutmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) hesaba katmak
keep (someone or something) in sight v. (birini/bir şeyi) gözden kaçırmamak
keep (someone) in the dark (about something) v. (birine bir şeyi) söylememek
keep (someone or something) in check v. (birine/bir şeye) sınır koymak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) elde tutmak
keep (someone) in the dark (about something) v. (bir şey hakkında birine) bilgi/haber vermemek
keep (someone or something) in check v. (birini/bir şeyi) dizginlemek
keep (something) in sight v. (bir şeyi) göz önünde bulundurmak
keep (someone or something) in check v. (birini/bir şeyi) zapt etmek
keep (someone or something) in check v. (birini/bir şeyi) kontrol altında tutmak
keep (someone or something) in sight v. (birini/bir şeyi) gözünün önünde tutmak
keep (something) in sight v. (bir şeyi) hatırlamak/kendine hatırlatmak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) ihtiyat olarak saklamak
keep (someone or something) in sight v. (birini/bir şeyi) görebileceği bir yerde tutmak/durmak
keep (someone or something) in check v. (birini/bir şeyi) frenlemek
keep (someone) in the dark (about something) v. (birini bir şey hakkında) bilgilendirmemek
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) yedekte bekletmek/tutmak
keep (something) in sight v. (bir şeyi) aklında bulundurmak
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) ayak uydurmasını sağlamak
keep in step (with someone or something) v. (birinin/bir şeyin) ardından gitmek
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) uygun hareket etmek
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) uydurmak
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) uygun hareket etmesini sağlamak
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) uymak
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) adımlarını uydurmak
keep in step (with someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) aynı ritimde hareket etmek
keep in step (with someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) senkronize hareket etmek
keep in step (with someone or something) v. (birini/bir şeyi) takip etmek
keep in step (with someone or something) v. (birine/bir şeye) ayak uydurmak
Trade/Economic
keep something in stock v. stokta bekletmek
keep something in stock v. stokta tutmak